Yazar Biyografisi
KEDİ TÜYÜ ALERJİSİ VE ALERJİ YAPMAYAN KEDİ TÜRLERİ
Merhabalar, bu sayımızda sizlere kedilerden kaynaklanan
alerjiden ve alerjiye sebep olmayan kedi türlerinden bahsetmek
istiyorum. 
Eğer bir kişi alerjiden şikayetçi ise ve kedilerle teması
varsa ya da kedilerle aynı ortamı paylaşıyorsa, tıp hekimlerinin
ve çevrenin aklına ilk olarak alerjinin kediden kaynaklanacağı
gelmektedir. Fakat detaylı bir alerji testi yaptırmadan kedileri
günah keçisi olarak görmek ve ilk fırsatta onlardan kurtulmaya
çalışmak hem vicdanen hem de mantık çerçevesinde doğru
değildir. Öncelikle alerjinin kaynağı tespit edilmeli, daha
sonrasında bu alerji eğer kediden kaynaklanıyorsa kediden değil
alerjenlerden kurtulmanın çareleri aranmalıdır. Alerji
rahatsızlığınız olduğu için kedinizi test yaptırmadan, doktor
ya da arkadaş tavsiyesi üzerine uzaklaştırdığınızı ve daha
sonra nezle ve hapşırıkların polenden, evdeki bir başka maddeden
ya da hiç aklınıza gelmeyecek bir şeyden kaynaklandığını
öğrendiğinizi düşünün. Bunun vicdani yükünü taşımamak
için ilk adım “alerji testi” yaptırmaktır. Birçok tıp
hekimi, insanların alerjilerinin sebebi olarak direkt kedileri
sorumlu tutsa da bazı araştırmalara göre köpekler kedilere
oranla daha fazla alerjik reaksiyona sebep olmaktadır.
Alerji öyle bir durumdur ki, daha önce alerjinizin olmadığı
şeylere birden alerjiniz çıkabilir. Ya da başkalarında hiç
alerji yapmayan şeyler sizde alerji meydana getirebilir. Alerjen
skalası çok geniştir ve alerji kaynağının iyi araştırılması
gerekir. Suya bile alerjisi olan insanların olduğunu düşünecek
olursak bu söylediğim daha iyi anlaşılacaktır. 
Öncelikle kedilerden kaynaklanan alerjinin kedinin tüyünden
değil, o tüylere bulaşan salgılardan meydana geldiğini
belirtmekte fayda var. Yani alerjinin, kedinin uzun ya da kısa tüylü
olmasıyla alakalı değil, kedinizin tüylerinde ne kadar alerjen
bulunduğuyla ilgilidir. Uzun tüylerde daha fazla alerjen madde
barınabilse de bu durum tüysüz ya da kısa tüylü kedilerde
alerjen olmayacağı anlamına gelmez. 
Pek çok türü olmasına rağmen kedilerden kaynaklı en yaygın
alerjen fel d1 proteinidir. Kedinin salyasında bulunan bu protein,
yalanma/temizlenme esnasında tüylere bulaşır ve bu tüylerle
temas edilmesiyle ya da proteinin havaya karışmasıyla alerji
meydana getirebilir. Alerjinin belirtileri olarak da ilk akla
gelenler, ağız-burun akıntısı, hapşırma, öksürme, nefes
darlığı, gözlerde kızarıklık, kaşıntı gibi semptomlardır.
Yalnız hekim olarak şunu belirtmeliyim ki, hiç doktora gitmeksizin
bu belirtilerden bazılarını yaşayan ve kedisinden kaynaklandığını
düşünen bazı kişilerin psikolojik olarak bu belirtileri
gösterebileceği ihtimalini de göz önünde bulundurmak şarttır. 
Alerjinin kediden kaynaklandığı tespit edildikten sonra eğer
kedinizden ayrılmayı istemiyorsanız bazı önlemler alabilirsiniz:
Kedilerin yıkanmasını çok önermesek de bu tür özel durumlarda,
kedinizi özel bir şampuanla düzenli olarak yıkayabilirsiniz. Evi
sık sık havalandırmak çok iyi olacaktır. Kedinizi yatağınıza
ve yatak odanıza almamanız, mümkün mertebe evin her köşesine
–özellikle mutfağa- ulaşmasını engellemeniz gerekir.
Sertifikalı ve alerji önleyici “hepa filtreli” bir elektrikli
süpürge ve yine hepa filtreli hava temizleyiciler kedi alerjisi
problemi yaşayanlar için çok faydalıdır. Eğer yeni bir kedi,
sahiplenecekseniz dişi kedilerin daha az alerjen taşıdığını
aklınızda bulundurabilirsiniz. Erkek kedilerdeki önemli bir durum
ise şudur ki: kısırlaştırılmış erkek kediler, kısır
olmayanlara oranla 5 kata kadar daha az alerjen taşırlar. Yine
düzenli tıraş ettirme de daha az tüyle temas anlamına
geleceğinden faydalıdır. Evde mümkün mertebe az halı ve kumaş
malzeme bulundurmak da faydalı olacaktır. Tüm bunlara ilaveten
kedinin tüylerine sürüldüğünde alerjenleri ortadan kaldıran
bazı ürünler mevcut. Bu ürünleri de araştırabilirsiniz. Bütün
bu önlemleri aldıktan sonra “kedinize ve kendinize” biraz zaman
tanımanızı öneririm. Bazı durumlarda alerji hali alınan basit
önlemlerle ortadan kalkabiliyor.
Bazı kedi ırkları baş alerjenimiz fel d1’i diğer tür kedilere göre çok daha az bulunduruyorlar. Her ne kadar ırk ayrımına karşı olsam da, yeni kedi sahiplenecek ve alerjisi olan kişiler aşağıda yazacağım ırkları tercih edebilirler. Sonuçta söz konusu olan sizin sağlığınız ve kedinizin refahı.
Sibirya kedileri: Uzun tüylüdürler fakat alerjen proteini diğer ırklardan çok daha az taşırlar. Hatta tüm dünya da “hipoalerjenik kedi” olarak tanınırlar.
Oriental Shorthair: Koca kulaklı, sevimli bir türdür. Kısa
tüylüdür ve mizacı siyam kedisine benzer. 
Devon Rex: Geniş bir aileniz ve alerjiniz varsa, sizin kediniz Devon Rex’tir. Çocuklarla çok iyi anlaşır, sakin mizacı ile dikkat çeker ve en önemlisi çok az alerjen protein taşır.
Cornish Rex: Hipoalerjenik ama hiperaktiftir. Sakin bir kedi
arayanlara önermesem de enerjik ve hareketli hayvanlardan
hoşlananlar için birebirdir. 
Ayrıca, Birman, Balinese ve Bengal kedileri de yine hipoalerjenik ırklar arasında gösterilir.
Sonuç olarak alerji çok yaygın bir problem, alerjenler ise
sayılamayacak kadar fazladır. Eğer bir alerji hastası iseniz,
öncelikle mutlaka bir tıp hekimine görünerek alerji testi talep
ediniz. Alerji kedinizden kaynaklanıyor ise de yukarıdaki önlemlere
ek olarak bu konuda konuşmak için sizi görüşmeye bekleriz.
Sağlıklı günler dileklerimle...

